Ders Kağıdı

İlk önce "1. sayfa" yazılan kısımda yazılan dua ve rabıtayı yapıyoruz. Rabıta demek gönül bağı kurmak demektir. Bir insan Allah'ı, Resulünü, Allah dostlarını hatırlarsa onlara karşı sevgisi artar. Bir sanatçıyı, futbolcuyu, cehennemlik ameli olan birini, arkadaşını hatırlarsa onlara karşı sevgisi artar. O yüzden rabıta araya birini koymak değil, tam tersine seninle Rabbin arasında bir köprüdür. İnsan, sevdiğini hatırlar. "Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi arayın. (Maide/35)" O yüzden nasıl ki Resulullah (s.a.v.) Efendimiz sahabe için bir vesile idiyse kıyamete kadar da Peygamber varisleri, yani mürşidi kamiller bir vesiledir.

İkinci sayfada ise yapılması gereken zikirler vardır. Bütün bu zikirlerin hepsi ya bir ayet yada Resulullah (s.a.v.) Efendimize dayanmaktadır.

Mesela "Ya Rahman Ya Rahim" derken İsra Suresi 101. ayette Rabbimiz buyuruyor; "De ki: İster Allah deyiniz, ister Rahmân deyiniz! Hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler, O'na aittir..."

"la ilahe illa ente subhaneke inni kuntu minezzalimin"
Enbiya Suresi 87. ayetinde Hz. Yunus (a.s.)'ın balığın karnında yaptığı duadır. Manası şöyledir; "Senden başka İlâh yoktur. Sen Sübhan’sın. Muhakkak ki ben, zalimlerden oldum.” Bizde balığın karnı gibi karanlık olan nefsimize esir olmuşuz. Dünya karanlığında, dünya mağarasındayız. Allah, Peygamberi bize örnek gösterip nasıl bu karanlıktan aydınlığa çıkmamızı öğretiyor. Bu duayı nefsimizin karanlığından kurtulmak için yapmalıyız.

"Estağfirullah el azim"
Azim olan Allah'a istiğfar ediyorum. Senin büyüklüğün karşısında benim günahımın büyüklüğü ne olabilir ki Ya Rabbi! Hani biri birilerine karşılıksız yardım edince ne deriz; "büyük adammış, helal olsun." Anlaşılsın diye deryadan bir damla misali Allah'ın azametini böyle anlamak gerekiyor. Senin kapına geldim, çünkü Sen Azimsin, affedersin. Resulullah (s.a.v.) Efendimiz; "Ben günde en az 70 defa tövbe ederim." buyurmuştur. Peygamberimiz eğer günde en az 70 defa tövbe ediyorsa ona göre hesap etmek lazım bizim kaç defa tövbe etmemiz gerekiyor.

"Allahumme salli ala seyyidina muhammedin ve ala alihi seyyidina muhammed"
Ahzab Suresi 56. ayette Allah buyuruyor; "Allah ve melekleri Peygamber'e çok salat getirirler. Ey müminler! Siz de ona salat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin." Seni yaratan Rabbin peygambere salat ediyor... Salat demek Peygambere yardım etmek demektir. Ancak Onun gibi Allah'ın vahyini taşırsan, Onun ahlakına bürünürsen salat etmiş olursun. Onun için bu zikri çekerken böyle düşünmeliyiz.

"La ilahe illallah"
"Kimin son sözü 'La İlahe İllallah' olursa cennete girer." (Hadisi Şerif - Ahmet, Ebu Davud, Hakim, Taberani, Beyhaki). "La ilahe illallah" demek "Allah'tan başka ilah yoktur" demektir. Yani benim gönlümde senden başka ilah yoktur, sevgili yoktur. Bütün sevgileri çıkarıyorum, sadece senin sevgini yerleştiriyorum gönlüme.

"iyyake na'budu ve iyyake nestain"
Fatiha Suresi 5. ayetidir. "Yalnız sana abd, kul oluyorum. Yalnız seni istiyorum." "Abd" demek bir şeyin peşinden aşk ile gitmek demektir. Yalnız senin peşinden aşk ile geliyorum, başka şeylere abd olmuyorum Ya Rabbi! Yalnız seni istiyorum, senden istiyorum. Aşkını, muhabbetini, rızanı istiyorum. Hocamızın "Fatiha Suresi" sohbetini dinleyince inşallah daha iyi anlamış oluruz.

"Allah"
İsra Suresi 101. ayette "Allah" dememiz gerektiğini belirtiyor Rabbimiz. "Allah" ismi bütün esmayı içinde barındırır. Yani "Allah" deyince bütün isimlerin gönlümüzde tecelli etmesi gerekiyor. Özellikle "Allah" deyince Rahman oluşunu hatırlamalıyız.

Yukarıda anlattığımız gibi bütün bu zikir ve duaların hepsi ya bir ayet yada Peygamberlerin yaptığıdır. Buradaki asıl amaç Allah'ı hatırlamayı bütün güne yayabilmektir. Onun huzurunda olup O'nun istediği gibi bir hayatı yaşamaktır. Allah hepimizi razı olduğu kullarından eylesin.

1. sayfayı indirmek için tıklayın
2. sayfayı indirmek için tıklayın